YEMEK DUASI
 
( Cem töresinde – adak yemeğinde lokma için okunur )
 
Yemekten önce
 
Bismişah – Allah – Allah !.....
 
 
Evvel Allah diyelim, kadim Allah diyelim...
 
Sebber-ü, sübber sundular kevser, bismişah!
 
Sofra Ali´nin, himmet Veli´nin, bismişah! ...
 
Geldi Ali sofrası, şah diyelim.
 
Şah versin, biz yiyelim!
 
Allah, eyvallah! Destur Şah!....
 
Yemekten sonra
 
Bismişah – Allah – Allah!....
 
Bu gitti, ganisi gele.....
 
Hak Muhammed Ali bereketini vere!
 
Yiyip yidirenlere, pişirip kotaranlara, nur-i iman, ask-u sevk ola!
 
Gittiği yer gam ve dert görmeye!.....
 
 
Artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin......
 
 
Lokma hakkına, evliye keremine, cömertler cemine, gerçek erenler demine “Hü” diyelim....
 
 
Nimeti celil, bereketi Ibrahim Halil!
ANADOLU ALEVİLİĞİNDE CENAZE VE KIRK LOKMASI
 
Aleviler yüzyıllardır dinsel ritüellerini hep gizli yapmışlardır. Her taraftan sünni-islam şeriatıyla kuşatılmış olduklarından ve baskı altında yaşadıklarından bir türlü korku çemberini kırıp kendi inanç ve ibadetlerinin gereği olan geleneklerini özgürce yaşamamışlar.
Bu durum her ne kadar bugün bir nebze olsun, son yıllardaki alevi örgütleri sayesinde kırıldıysa da, ne yazık ki halen Alevilerin büyük bir kısmı inanç ritüellerini gizli yapmaktadırlar. Gerek Türkiye’deki cem evlerinde olsun gerekse kent yaşamında olsun, Alevilerin büyük bir çoğunluğu cenaze törenlerini islam usullerine göre yapıyorlar. Aleviliğin kendine ait özgün içeriği, sünnilikten öylesine etkilenmiş ki, bin yıldır alevi edep ve erkanlarına göre yapılan törenler, tamamen Arapça okunan dualarla, çekilen tekbirlerle bu yüce inancın o güzelim özünü tersine dönüştürmüş ve gerici bir duruma sokmuşlardır. Bu durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Alevi dedelerinin bir kısmı cami imamı gibi suni İslami şeriat usullerine göre törenler yapıyor. Buna dur demeli !
Alevi örgütlenmesi bunun için vardır. İnanç örgütlenmesi bunun için oluştu. Federasyonlar ve Konfederasyon bunun için kuruldu. Örgütlü aleviler kendi inanç geleneklerinin özünü yaşatmak için vardırlar.
Hakka yürüyen bir can için erkan töreni yapılırken törene katılan insanlar bir haz duymalı. Gönülden duymalı, ruhen doymalı ve yapılan tören alanından içi sevgi ve muhabbet ile dolu olarak ayrılmalı. Tören alanındaki merasim esnasında yapılan konuşmalar ve anlatılanlar her seferinde törene katılan gençler için bir eğitim alanı gibi olmalı. Tıpkı Hacı Bektaş ilçesinde yatan ünlü halk Ozanı Mahsuni Şerif, Strasburg’da hakka yürüyen canımız Araştırmacı Kasım Yeşilgül, Ankara’da hakka yürüyen Alevi Bektaşi Vakfı Başkanı Ali Doğan’ın cenaze törenlerinde olduğu gibi.
Bundan böyle AABF`ye bağlı derneklerimizde hakka yürüyen canlarla ilgili cenaze törenlerinin içeriği Aleviliğin özüne uygun olarak yapılmalı. Aleviler cenazelerini camiye götürüp imamın eline bırakmamalı. Ömrü boyunca duymadığı Arapça duaları okutmamalı. Aleviler cenaze törenlerini cem evlerinde yapmalı. Hizmeti Alevi dedeleri vermeli. Şayet dede yoksa bu hizmeti bilen içimizden herhangi bir can da yapabilir.
Cenaze ister bayan olsun ister bay olsun yıkama hizmetini yapan kişi, hizmete başlamadan önce şu kısa duayı okur: “Yüce Hak niyet ettik önümüze gelen bu meyyiti dünya kirlerinden temizlemeye, noksan ve eksiklerimiz olursa sen dergahında bağışlayasın, bu canın ruhunu şad eyleyesin, Boz Atlı Hızır yardımcımız olasın.” der ve yıkamaya başlar. Yıkama işi bittikten sonra kefenlenir tabuta yerleştirilir.
Cenaze töreninin yapıldığı yerin bir köşesi çiçeklerle süslenerek, mumlar yakılır ve kişinin varsa bir fotoğrafı konulur. Bağlama çalan bir kişi Alevilerin telli kuran dedikleri sazı ile kişinin sağlığında sevdiği ve dinlediği bir iki deyiş söyler. En yakın arkadaşları ve dostları onunla ilgili kısa konuşmalar yaparlar.
Sonra da dede veya onun yerine duayı okuyan kişi kimse, hakka yürüyen canın yaşamını kısaca anlatarak orada hazır bulunan canları saygı duruşuna davet ederek helallık ister. Cenaze töreni dört tekbir getirilerek dua edilir. Alevi dedeleri bütün tekbirleri: “Bismişah-Hak-Muhammed-ya Ali” diye getirirler. Çünkü bu üçlemede aynı zamanda bir birlik yani bir teklik vardır oda Hak`tır. Alevilerde en makbul dua en kısa duadır. Eğer Alevi cenaze erkanlarını inancımızın özü gereği yaşatmazsak çok kısa süre sonra, yakın gelecekte sünni islamın yoğun propaganda ve asimilasyonu karşısında yapa yalnız kalarak eriyip bitme durumuyla karşı karşıya kalır.
Alevi dedesi hazır cemaat`ten helallık aldıktan sonra der ki : “İnanç ve ibadetimizde Kıble ve Kabemiz İnsandır. Biz yönümüzü ve yüzümüzü insana döndermişiz. Sizin yönünüz kıbleye, benimse kıblem sizsiniz“ dedikten sonra sağ elini sol göğsünün üstüne koyarak : “Bismişah-Hak-Muhammed-ya Ali” deyip birinci tekbiri getirir. Birinci tekbirde: “Ey şanı yüce mevlam senin kudretin sonsuzdur. Sen mürvetkanisin, sayısız alemleri yaratan sensin. Cümle canlar nihayetinde sana döneceklerdir, şefaatkani olan sensin. Yönünü sana dönmüş, sana gelen bu canın kusurlarını bağışla ruhunu şad eyle.“
 
ANADOLU ALEVİLİĞİNDE CENAZE VE KIRK LOKMASI
 
 
İkinci tekbirde: “Bütün peygamberlerin hak´kı için, gönderdiğin bütün nebilerin hakkı için, Aliyul Murtaza hak´kı için bol olan rahmetin için gizli ve açık herşeyi bilen yüce hak, gani olan rahmetini sana yürüyen candan esirgeme, mekanını cennet eyle, ruhunu şad eyle.”
Üçüncü tekbirde: “Oniki imamlar hak´kı için, 17 Kemerbestler hak´kı için, kırklar hak´kı için El-Beyid e ikrar verenler için, Enel-Hak diyen Mansur hak´kı için göçüp sana gelen canımızın kusur ve eksikliklerini bağışla. Ruhunu sonsuz nurunla aydınlat.“
Dördüncü tekbirde: “İnsanların akıbeti hakka yürümektir. Seni zikreden dervişler hak´kı için, sana gönül veren aşıklar hak´kı için, isminin geçtiği deyiş ve gülbengler hak´kı için, Evliyalar ve Embiyalar hak´kı için seni dilinden düşürmeyen bütün canların hak´kı için sana yönelmiş gelen bu canımızın ruhunu şad eyle, kusurlarını af eyle.“
Alevi dedeleri ve seyitleri bütün dua ve gülbenglerini, kendi taliplerinin anladığı dilde yapar. Asla Arapçanın içine girmezler. Gazeteci ve Yazar Musa Ağacık`ın deyimiyle : “Cem evlerinde kuran kurslarını vermek ve arapça okumak utanç verici bir durumdur.” Aleviler bu utanç verici duruma asla düşmemelidirler. Dualar bittikten sonra cenaze tabutla toprağa verilir. Alevilerde bir can hakka yürüdükten 40 gün sonra, 40 lokması verilir. Bu tören Alevilerde oldukça önemlidir. 40 günden önce bu tören yapılmaz. Bu törenin anlamı hakka yürüyen bir canın ölüm haberini aynı anda, o gün içerisinde herkesin duyma olanağı ve cenaze törenine katılma imkanı olmayabilir. Alevi dedesi nasıl ki, cenaze töreninde cemaatten helallık istiyorsa, 40 lokmasında da bulunanların tümünden yeniden bir helallık ister. Çünkü 40 gün içerisinde haber her tarafa yayılır, hakka yürüyen candan bir alacağı olan veya bir isteği olan, bir şikayeti bulunan kişi varsa 40 lokmasına gelip varislerden rızalık alıp rızalık verir. İşte 40 lokmasının en büyük anlamı kuldan rızalık almaktır. Bu durumlarda hakka yürüyen canların varisleri yani aile bireyleri herhangi bir şikayeti olanları razı ederler.
40 lokması Alevi cem evlerinde verilirken törenlere gayet özen gösterilmeli, nezaket ve zerafet kurallarına azami dikkat edilmeli. Tıpkı Kasım Yeşilgül için yapılan Oberhausen Cem Evindeki tören gibi. Törende genç Alevi canlar saz çalıp, deyisler söylediler. Kasım Yeşilgül’ün yakınlarınlarının yaptıkları anlamlı ve duygu dolu konuşmalardan sonra Alevi dedeleri kırk Erkannamesi okudu.
Cem evi yönetici ve üyelerinin büyük bir özveriyle hazırladıkları lokmalar dualar verildikten sonra, hazır bulunan canlara dağıtılmasıyla tören son buldu.
 
40 lokmasında okunan dua :
 
Bu salonda oturan bütün cümle canların himmetiyle,
Bismi-Şah Hallah, Hallah.
Bizleri bir araya getiren duyguya aşk olsun.
Aşk olsun o sevgiye ki, rengine, diline, dinine bakmadan bütün insanlığı kucaklar.
Hamd olsun o yaratılışa ki, insanoğlu oluştuğunda,
onunla birlikte dil oluştu, anlaşmak için.
El oluştu güzel şeyleri sunmak için.
Gönül oluştu herşeyi ve herkesi sevmek için.
İnsanoğlunu, kusurunu görmeden, görse de üzerini örten göze aşk olsun.
Sırları açmayan dile aşk olsun.
Kendi emeğinden başkasına uzanmayan ele, paylaşan gönüle aşk olsun.
 
ANADOLU ALEVİLİĞİNDE CENAZE VE KIRK LOKMASI
 
Yüce erenler, Boz Atlı Hızır, Hazreti Pir
Cümle canların hizmetlerini kabul eyleyin.
Bizi akıl katarından ayırmayın.
Özümüz, aslımız ve yüzümüz sana dönüktür.
Dile getirdiğimiz her türlü eşsiz hamd ve sena ... ancak sana mahsusdur.
Yüce Hak, yüce mevla bilinen ve bilinmeyen, görünen ve görünmeyen sayısız alemleri yaratan, rahma ve rahim olan ey Şerri Yezdan ellerimizi sana açtık.
Senin Rahim ve bağışlayıcı olduğunu biliyoruz.
Burada hazır bulunan cümle canların dualarını kabul eyle.
Ellerimizi boş döndürme hakka yürüyen sevgili canlarımızın günahlarını af eyle, mekanlarını cennet eyle, ruhlarını şad eyle.
Ya Hazreti Pir, Boz Atlı Hızır.
Yüce hak okuduğumuz duaları dergahında kabul eyle.
Cümlemizden himmetini esirgeme.
Biz sana ibadet ederiz, sana ve senin sevdiklerinin yüzü hürmeti için,
Aramızdan göçüp sana dönenlere senden şefaat dileriz.
İhsanını esirgeme yüce mevlam.
Yüce Haktır sevdiğimiz, Haktır taptığımız, Haktan özge yar bilmeyiz.
Bütün sevip yarattığın Ulu Erenlerin hakkı için, Muhammed Mustafa hakkı için,
Aliyul Murtaza hakkı için,
Kerbelada Hz.Hüseyinin hakkı için,
hakka yürüyen canlarımızın aziz ruhlarını sonsuz nurunla aydınlat.
Gönüllere şifa veren sensin, dertlere derman olan sensin, yaraya merhem olan sensin, sana yürüyen canları bilerek veya bilmeyerek işledikleri bütün kusur ve eksiklerden bağışla. Çok bol olan rahmetini onlardan esirgeme Yüce Hak.
Dil bizden, nefes senden Ya Rabbim.
Kemlik bizden, kerem senden Ya Rabbim.
İsyan bizden, ihsan senden Ya Rabbim.
Kereminle, ihsanınla, lütfunla, merhametinle,
şefaatınla cümle canların kusurlarını bağışla ya Hazreti Pir.
Yüce Hak tufanda ismini çağıran Nuh Nebi hakkı için.
Turda Musa hakkı için, çarmıhta İsa hakkı için,
 
ANADOLU ALEVİLİĞİNDE CENAZE VE KIRK LOKMASI
 
Miraçtaki Muhammed hakkı için.
Senin yüce ismini zikreden canların dualarını kabul eyleyesin.
Toplandık sana dua ediyoruz.
Evliyalar hakkı için, erenler hakkı için, ermişler hakkı için.
Üçler ve beşler hakkı için.
Bütün lokma ve niyaz verenlerin hakkı için.
Oniki İmam aşkı hakkı için.
Kırkların hakkı için.
Bütün Müminlerin aşkı hakkı için.
Enel Hak diyen Mansur, hakkı için.
Derisi yüzülen Nesimi hakkı için.
Kuyuya atılan Yusuf Peygamberin hakkı için.
Eyüp Peygamberin göz yaşı için, inup inup deleceği taş için.
Biçilen Zekariyanın aziz naaşı için.
Yusuf Peygamberin aziz başı için.
Hakka yürüyen canımıza rahmet eyle, mekanını cennet, ruhunu şad eyle.
Ey yüce Mevla.
Murşid-i Kamilin aşkı hakkı için.
Evrahı pakların aşkı hakkı için.
Bütün iman sahipleri mümünlerin hakkı için.
Hakka yürüyen canların kusur ve noksanlıklarını af eyle.
Mekanlarını cennet eyle.
Ruhlarını şad eyle.
Biz günahkar kullarınıda sevabe nail eyle.
Feylimize değil, halimize nazar edip kötü emellerimizi hayre tertip eyle.
Yüce Mevla.
Yağan yağmur için, esen yel için.
Dergahına varan doğru yol için.
Banazda Pir Sultan, Nevşehirde Pir Hünkar için.
Cümle biten çiçeklerin hakkı için.
 
ANADOLU ALEVİLİĞİNDE CENAZE VE KIRK LOKMASI
Şah Hatayimin yüce ismi için.
Şah-ı Merdan Ali için.
İkrarından dönmeyen Aşıklar için.
Hakka yürüyen canımızın ruhunu şad eyle.
Aile bireylerine, gönül dostlarına, yol arkadaşlarına sabır ve metanet dileriz.
Gönüllerini şen kıl, gam ve efkarlarını dağıt.
Dirlik ve düzenlerini bozma.
Sana ellerini açan cümle canları, düşmanın şerinden, Hesudın afetinden, hilakarın düzeninden, münafıkın fitnesinden, yalancının iftirasından uzak eyleyesin.
Cümle canların duaları kabul olsun, emekleri zayi olmasın.
Okuduğumuz duaları ( ………………..) oğlu / kızı ( ………. ) canın ruhuna bağışlıyoruz.
Yüce Hak dergahında kabul eyleyesin.
Dil bizden, nefes Hazreti Pirden olsun.
Hü gerçeğin demine, Mümüne ya Ali.
Müsahiplik
Müsahiplik, Alevilerde yol kardeşliği anlamında kullanılır. Bu kardeşlik "kan kardeşliği", "Kan yolu ile akrabalık" dışında kurulan sosyal-toplumsal bir akrabalıktır. "Kan bağına" dayanan "akrabalık" bir anlamda zorunlu akrabalık iken, bu türdeki akrabalık tamamen gönüllülük esasına dayalı bir akrabalıktır. Alevilerin temel ibadeti olan Cem törenleri esas olarak iki türlü yapılır. Birincisi yediden yetmişe herkesin katıldığı cemlerdir. Bunların sınırı oldukça geniştir. Adına "Birlik Cemi" de denir. Bu cemler daha çok gençlere (kız ve erkek) öğretmek amacıyla yapılır. İkinci tür Cemler ise daha dar bir kesimin katıldığı cemlerdir. İşte bu cemlere sadece evli veya müsahip olan çiftler katılır. Bu cemlere "Görgü Cemleri" de denir. Bu Cemlerdeki katılımcılar bir anlamda müsahip olmuş yola girmiş olanlardır. Burada herşey daha disiplinli e kuracıdır. Müsahip olmayanlar bu cemlere alınmazlar. Müsahip olma bunun ön şartıdır.
haci bektasi
nesimi1
paste30
paste69
pirs_sultan
seyhbedrettin1
YunusEmre
1/7 
start stop bwd fwd
 
Müsahip olma şöyle olur:
İyi anlaşan iki arkadaş "Yol kardeşi" olmaya karar verdiklerinde önce ailelerinin ve eşlerinin bu konuda rızalarını almaları gerekir. Müsahiplik taraflardan biri ölmedikçe bir kere yapılır. Hayatta sadece bir kişi ile yapılır. Evli olunması ve eşlerinde benimsemesi, anlaşması şarttır. Eğitim düzeyleri, sosyal-toplumsal konumları, ve ekonomik yapılarının birbirleriyle uyumlu olmaları gerekir. Bu uyum sağlanmazsa ileride sorun çıkabilir. Tabi en önemlisi de iki müsahibin ve eşlerinin çok iyi anlaşması gerekir. Müsahip eşleri birbirinin kardeşi, çocukları da kendi çocukları sayılır. Kan bağı ile olan amca çocukları, teyze, hala çocukları birbirleriyle evlenebildiği halde müsahip çocukları asla birbirleriyle evlenemezler. Onlara evlilik düşmez. Müsahipler arasında hem dinsel anlamda yol kardeşliği hem de toplumsal anlamda yol kardeşliği vardır. Kan bağı ile oluşan kardeşlikte aileler ayrı evlerde oturduklarından birbirlerinden sosyal ve toplumsal olarak sorumlu değillerdir. Yani kardeşler birbirinin hatasından sevabından sorumlu değildirler. Cüzdanları ayrıdır. Yardımlaşma olur. Ama müsahiplikteki gibi ortak değildirler. Müsahiplikte ise; iki taraf birbirinin hatasından ve sevabından sorumludur. Namus dışında neredeyse herşey ortaktır. Yani kurulan bu kardeşlik toplumsal sorumluluk ve paylaşım açısından kan kardeşliğinden daha kapsayıcı ve sorumluluk gerektiren bir işleve sahiptir.
Kan kardeşleri arasındaki ilişkide cüzdanlar ayrıdır. Ama müsahiplikte cüzdanlar aynıdır.
Ayrı düşünmek en büyük zaaf sayılır. Bu sorumlulukları gönüllü olarak kabul eden iki aday dedelerine Mürşitlerine başvurur. Niyetlerini ifade ederler. Dede de onlara müsahip olmanın koşullarını tanıklar huzurunda arar ve sorar. Dede şartları uygun görürse onları huzura alır. Dua alma vaziyetini alarak dua okur. Arkasından da müsahip olmanın zorluklarını anlatır. 
Özetle; 
1- Birbirinize ölünceye kadar yardımcı olacaksınız.
2- Yalan söylemeyecek, haram yemeyeceksiniz.
3- Elinize dilinize belinize sahip çıkacaksınız.
4- Birinizin günahından hatasından diğeriniz sorumlu olursunuz. 
O nedenle birbirinizin suç işlemesine engel olacaksınız.
Dede sonra bu gönüllülere bir yıl süre vererek; bu kardeşliğin sürüp sürmeyeceğini hayatınızda deneyin der. Bu süreden sonra hoşnut olarak müsahiplikleri sürerse gene dedeye başvururlar. Bu kez dede perşembeyi cumaya başlayan bir akşam Cem yapar. Bu iki istekli veya başka istekli varsa onlarla birlikte yapılacak müsahip cemine katılırlar. Ceme müsahip adayları eşleriyle birlikte katılır. Beyaz dikişsiz, süssüz elbiseler giyerler. Yapılan törenle müsahip olurlar.
Bir Alevi yerleşmesinde örneğin köyde oturan herkesin müsahip olduğu düşünülürse ve müsahiplerin de bu ilkelere bağlı yaşamı olursa, gerçekten o yerleşme toplumsal anlamda birliğin, kardeşliğin hoşgörünün, toplumsal barışın, iktisadi bölüşümün, hakça yapıldığı bir toplumsal yapı oluşmuş olur.
Basin ve Kamuoyuna, 17.10.2012
Alevilik Inanci Isviçre`nin Basel Kantonun Parlamentosunda, Kanton Anayasa`sinin 133. Maddesinin verdiği hak doğrultusunda 17. Ekim 2012`de tanındı. 2010 yılın`da İsviçre`nin Basel kantonun`da bulunan iki Alevi Derneğimizin (Basel Alevi-Bektaşi Kültürbirliği ve Basel ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi) Basel Hükümetine Alevilik Inancının tanınması için başvuru yaptılar. Yaklaşık 20 senedir Basel Kantonun`da Alevilik için mücadele eden iki Alevi Derneği aynı zamanda bulundukları Kantondaki diğer inanç kurumlarının`da bağlı olduğu kurumlarda ve Kantonun uyum kurumlarında aktif olarak çalışıyorlar. Basel Kanton Hükümeti Alevi Kurumlarının Başvurusunu, Kanton anayasasının gerekleri olan; Alevilik inancının toplumsal anlamı, hukukun üstünlügünü kabul etmesi, diger inanç özgürlügünü kabul etmesi, Alevi kurumlarının gider ve gelirlerinin şeffaf olması gibi gerekleri yerine getirdiğinden dolayı olumlu bir Rapor ile Eğitim ve Kültür Komisyonu`na havale etti. Eğitim ve Kültür Komisyonu`da Alevilerin Başvuru`sunu olumlu bir rapor ile Kanton Parlamentosuna havale etti.
Kanton Parlamentosu`da büyük bir çoğunluk ile Aleviliğin Inanç olarak Basel Kantonun`da kabul edilmesini 17. Ekim 2012de bütün partilerin desteği ile onayladı. Basel Parlamentosundaki oylamanın sonucu, Aleviliğin resmi Inanç olarak tanınmasına 68 evet e karşı 1 hayır 13 çekimser oy ile sonuçlandı. Bu tanınma ile Isviçre`de ilk olarak Hiristiyan ve Yahudilik dışında, tanınan ilk inanç Alevilik oluyor. Bu tanınma Isviçre`de Federasyon düzeyinde 17 kanton`da örgütlenen Alevi Kurumlarının özellikle yıllardır uyum konusunda yaptıkları başarılı çalışmaların`da bir taktiri oluyor.
Bu kazanım Basel`deki Örgütlü Alevilerin başarısının bir sonucudur, bu başarının biz Alevilere yüklemiş olduğu misyonla birlikte, bundan sonrada yolumuza ve davamıza olan bağlılığımızla çalışmalarımız artarak kararlı bir şekilde devam edecektir.

Komisyon Adına Basın Sözcüleri:
Saygılarımızla
Daha fazla bilgi için:
 
Hasan Kanber H.Cihan Minkner Kanas
Basel Alevi-Bektasi Kültür Birligi Basel ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi
Tel.: 00 41 76 366 72 76 Tel.: 00 41 79 294 10 13
KULTURVEREINIGUNG DER ALEVITEN UND BEKTASCHI
Leimenstrasse 36, 4051 Basel –
Tel. +41 61 271 81 98 - Fax +41 61 271 81 93
Webseite. www.alevibirligi.ch – E-mail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Alevitisches Kulturzentrum Regio Basel
Brombacherstrasse 27, 4058 Basel
Tel:+41 61 691 99 41 Fax: +41 61 691 99 52
Webseite: www.akmb.ch E-Mail: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
 
 
 
Oniki Hizmet
 
Oniki hizmet, Cıvat ibadeti sırasında görevli, oniki kişinin yerine getirdiği hizmetin adıdır. Cıvat’ta oniki hizmetten görev alan canlar, yaptıkları işe göre, ad alırlar. Bu oniki hizmetin sahipleri sırası ile şunlardır:
 
1. Pir makamı, talib toplumunun en yüksek temsilcisi olan Pir, ibadethane’de Pir postuna oturur ve Cıvat ibadetini yürütür.
 
2. Rayber makamı, talib Yol’unun ruhani önderi olan Rayver, ibadethane’de oniki hizmetten görev alan canlardan sorumlu olduğu gibi, hem inanç bazında günün mana ve anlamı üzerine konuşmalar yapar, hem de Cıvat yürütme yetkisine sahiptir.
 
3. Mürşit makamı, talib Yol’unun yargı makamının başı olan Morşıt, Cıvat’ta özünü dara çeken davacı veyahut davalıya müsevi muamele, tarafların söz haklarını muhafaza etme, taliblerin kendilerine serbestçe arzettikleri hadiseleri hazır bulunan canların büyük bir ekseriyetinin müşterek rızaları unsuru ile hüküm verme yetkisine sahiptir. Morşıt’in kararında katiyet asıldır ve talib Morşıt kararına ihtiraz edemez.
 
4. Haberci hizmeti, hem Cıvat’ın yapılacağı günü ve ibadethaneyi köylüye haber verir, hem de Cıvat'ta gözcünün yardımcısıdır.
 
5. Gözcü hizmeti, Cıvat'ın iç düzeninden sorumlu olduğu gibi, edeb ve erkana aykırı hareketlere müdahale etme yetkisine sahiptir.
 
6. Çıracı hizmeti, hem çıra yağını tedarik etmek, hem de ibadethanenin aydınlatma işinden sorumludur. Şu cihete de dikkati çekmek gerekir ki, çıra güneş’in nuru temsilen yakılır. Cıvat süresince pirler dahil, hiç kimse sırtını ışığa çeviremez. Çünkü güneş’in nuru olmasaydı yaşamda olmazdı.
 
7. Kurban ve Niazcı hizmeti, talibler madi imkanları dahilinde kurban ve miazlarla Cıvat'ın olduğu ibadethaneye gelip, Cıvat'a katılırlar. Cıvat'a gelen canlar, beraberin de getirdikleri kurban ve miazlardan sorumludur.
 
8. Süpürgeci hizmeti, Cıvat süresince, her hizmetin sonunda, Divan’ın önüne süpürge çalmakla görevlidir.
 
9. Kapıcı hizmeti, hem ibadethane’nin giriş çıkış gövenliğini sağlamak, hem de Cıvat'a gelen canların emanette bıraktıkları eşyalardan sorumludur.
 
10. Sucu hizmeti, hem ibadethane’nin su ihtiyacını tehmin etmek, hem de Cıvat'a gelen canların su ihtiyacını tehmin etmekle görevlidir.
 
11. Zakir hizmeti, Cıvat süresince Hak, Hızır ve Pir kelamını içeren nefes, sazla okuyarak ibadetin akışını sağlamakla birlikte, Semah da yörütür.
 
12. Bekçi hizmeti, köylüler ibadethane’de toplandıkları için, köyün can ve mal gövenliğinden sorumlu olmakla birlikte, olası saldırı ve telikelere karşı, köyü müdafa etmek ve ibadethane’yi olaydan haberdar etmektir.
 
Kaynak: Varto’ya tabi Taşçı Köyünden kain, Pir Bozi Ucağ’ında bulunan risaleden alınmıştır.
Alevitisches Kulturzentrum Regio Basel & Basel ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi